canakkale türküsü orjinali

Çanakkale Türküsü

Çanakkale içinde vurdular beni
Ölmeden mezara koydular beni
Of gençliğim eyvah
Çanakkale köprüsü dardır geçilmez
Al kan olmuş suları bir tas içilmez
Of gençliğim eyvah
Çanakkale içinde aynalı çarşı
Anne ben gidiyorum düşmana karşı
Of gençliğim eyvah
Çanakkale içinde bir dolu testi
Anneler babalar ümidi kesti
Of gençliğim eyvah
Çanakkale’den çıktım yan basa basa
Ciğerlerim çürüdü kan kusa kusa
Of gençliğim eyvah
Çanakkale içinde sıra söğütler
Altında yatıyor aslan yiğitler
Of gençliğim eyvah
Çanakkale’den çıktım başım selamet
Anafarta’ya varmadan koptu kıyamet
Of gençliğim eyvah

<!--[endif]-->

Çanakkale Kahramanlarının Hatırası

<!--[endif]-->

Atar çavuş atar vururlar seni

Ölmeden mezara koyarlar seni

Of gençliğim eyvah

***

Çanakkale içini duman bürür

Kırk altıncı fırkanın nâmı yürür

Of gençliğim eyvah

*** Hücumu bekleyen askerler - Bnb. Halis’in arşivinden

Çanakkale içinde dolu bir testi

Analar babalar ümidi kesti

Of gençliğim eyvah

***

Çanakkale içinde sıra serviler

Altında yatıyor arslan şehitler

Of gençliğim eyvah

***

Çanakkale boğazı dardır geçilmez

Kan olmuş suları bir tas içilmez

Of gençliğim eyvah

***

Çanakkale içinde bir sarı yılan

Osmanlının tayyaresi durdurur dîvan

Of gençliğim eyvah

***

Çanakkale sende vurdular beni

Nişanlımın mendiline sardılar beni

Of gençliğim eyvah

***

Çanakkale sende yatar bir selvi

Kimimiz nişanlı kimimiz evli

Of gençliğim eyvah

***

Atar İngiliz atar pişman olursun

Kan alıcı fırkaya kurban olursun

Of gençliğim eyvah

***

İstanbul’dan çıktım başım selamet

Çanakkale’ye varmadan koptu kıyamet

Of gençliğim eyvah

***

Çanakkale seni duman bürüdü

Ali Kemal Bey’in nâmı yürüdü

Of gençliğim eyvah

***

Tayyâre ile uçarız, dağlar aşarız

Bize tayyâreci derler, düşmanları yıkarız

Of gençliğim eyvah

Görüldüğü gibi “Çanakkale Marşı” adıyla yayımlanan bu eserin sözleri ile başta nakaratı olmak üzere bugünkü bildiğimiz Çanakkale türküsü arasında bariz benzerlikler vardır. Marşın sözlerindeki “Çanakkale sende vurdular beni/Nişanlımın mendiline sardılar beni; Çanakkale içinde dolu bir testi/Analar babalar ümidi kesti; Çanakkale sende yatar bir selvi/Kimimiz nişanlı kimimiz evli” ifadeler buna örnektir.

Buraya kadar Çanakkale türküsünün öyküsünü kronolojik bir metotla; “türkünün doğuşu ve yayılışı” ekseninde ele almaya çalıştık. Türkünün şekli, muhtevası ve diline pek temas etmedik. Zira söz konusu türkü bu açılardan da incelemeye muhtaçtır. Biz tebliğimizi şimdilik vardığımız şu sonuçlarla noktalamak istiyoruz:

1-     Çanakkale türküsü ilkin halk şiiri geleneğine uygun olarak hazır söz kalıplarından da istifade ile askere giderken bir ayrılık türküsü olarak doğmuştur.

2-      Türkü, Çanakkale Muharebeleri boyunca söylenmiş bu sırada Kevser Hanım’ın bestesi (Çanakkale Marşı) ve Destancı Eyüblü Mustafa Şükrü’nün katkılarıyla daha da zenginleşmiştir.

3-     Çanakkale türküsü, 1. Dünya Savaşı bittikten sonra,  memleketlerine dönen askerlerin dilinde başta Anadolu olmak üzere Osmanlı coğrafyasının hemen her tarafına yayılmıştır. (Türkü o kadar beğenilmiştir ki; Türkiye’de görevli Alman subayları, güftesini Almanca’ya çevirip yayınlatarak onu ülkelerinde de tanıtmışlardır… Bkz. sayfa sonu: “Çanakkale Türküsü’nün Almancası”)

4-     Aradan geçen yaklaşık doksan yıllık zaman içinde ölmemiş canlılığını muhafaza etmeyi başarmıştır. Bunu toplumu çok derinden etkileyen bir olaya dayanmasına, ezgisinin dokunaklı oluşuna ve sanat yapısının yüksek olmasına bağlayabiliriz.

5-     1970’li yıllardan sonra Çanakkale türküsü oldukça meşhur olmuş, hem sözleri hem de ezgisi bakımından ortak bir söyleyişe kavuşarak daha rafine hale gelmiştir.

6-     Bugün, Çanakkale türküsü Çanakkale Muharebeleri’ni kazanan kahraman askerlerimizin hissiyatına tercüman olan en kıymetli eserlerden biri olarak, türkülerimiz arasında hak ettiği müstesna yerini almıştır.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !